Gördüm Geçirdim

Eskişehir

Eskişehir izlenimlerim

EskişehirTam yazı dizisi kıvamında oldu blogum, hikayenin başını merak edenler bir önceki “Ankara’dan kısa kısa” yazımı okuyabilirler. Yok biz Eskişehir görüşlerini merak ediyoruz derseniz buyrun devam edelim buradan: AŞTİ’ye gidince otobüs firmalarının gişesine yöneldim, dedim Eskişehir’e kesin bilet vardır, cuma akşamı kim gider ki. Aksine herkesin gideceği tutmuş, otobüslerde yer yok. Ucuz bilet diye etrafta gezinen adamlardan biri kalkacak otobüs var, ona yetiş sen dedi. Sırtımda 9.3 kiloluk çanta ile (hava alanında uçağa binmeden önce tarttırmıştım), üzerimde gömlek, kumaş pantalon ve ayakkabı AŞTİ’ de koşturan bir manyak gördüyseniz, işte o bendim. Koşturarak otobüse yetiştim, tek kişilik yer kalmış, hemen geçtim oturdum. 3 saatlik bitmeyen yolculuğun ardından Eskişehir’e vardım. Bu arada otobüsler artık iyice modern olmuş, en dandik otobüste bile koltuğun arkasında ufak televizyon var, istediğin şeyi izleyebiliyorsun, ben 2 tane film izledim giderken. More >

ankara

Ankara macerasından kısa kısa

O kadar sene oldu, toplasan Ankara’ya 5-6 kere gitmişimdir. İlk gitme tarihim ve sebebim, çoğu kişide aynıdır bu sebep muhtemelen, Anıtkabir ziyaretidir. Anıtkabir’e gidilir, etraf görülür, gezilir, anlamı, önlemi dinlenir, ondan sonra da kalan vakitte şehir gezilir. İlkokul 5′te gitmiştim sanırım ilk kez Ankara’ya, o zamandan aklımda pek birşey kalmadı ama, ince uzun bir binanın tepesindeki balkona asansörle çıkıp, oradan tüm Ankara’yı kuş bakışı şekilde görmüştük. (O binanın adı Atakule’imiş, şimdi hatırladım) Manzara muhteşemdi, kenardan aşağı baktığımda bir garip oldum, sanırım ilk kez yükseklikle aramın pek iyi olmadığını o zaman anladım. More >