O kadar sene oldu, toplasan Ankara’ya 5-6 kere gitmişimdir. İlk gitme tarihim ve sebebim, çoğu kişide aynıdır bu sebep muhtemelen, Anıtkabir ziyaretidir. Anıtkabir’e gidilir, etraf görülür, gezilir, anlamı, önlemi dinlenir, ondan sonra da kalan vakitte şehir gezilir. İlkokul 5′te gitmiştim sanırım ilk kez Ankara’ya, o zamandan aklımda pek birşey kalmadı ama, ince uzun bir binanın [...]
Yazmayalı baza uzun bir süre olmuş şaka maka, 23 Mayıs’tan bugüne kadar boşlamışım blogu. Hiç yakıştıramadım kendime aslında, ama beni biraz tanıyan ne kadar maymun iştahlı olduğumu bilir, açmışım blogu yazmışım iki üç tane yazı, ohh gel keyfim gel. Tabi olmaz böyle, nereye kadar sallayabilirim ki yapmam gereken işleri. Yumurtanın kapıya dayanması lafına inanırım, sık [...]
Yazıya başlamadan önce itiraf etmeliyim bence çok fantazi yüklü bir başlık oldu. Neyse efendim, size Ego kartlarla ilgili deneyimlerimi anlatmak istiyorum. Ego kart aslında Ankara’lılar için gayet normal bir hadise olmasına rağmen İstanbul’dan Ankara’ya giden biri için (ben) çok fantastik birşey gibi geliyor. Tahmin ediyorum Ankara’lı arkadaşlar da Akbil için aynısını düşünüyordur. Gerçi Akbil daha [...]
Geçen hafta (yanlış hatırlamıyorsam salı günü) Taksim’e gitmeye karar verdim. Bir nevi turistik gezi olacaktı sözde. Hava güneşli, kuşlar filan cıvıldıyor herşey mükemmel derken 4 Levent Metro durağında bütün günümün içine turp suyu sıkıldı. Bütün zevkim tamamen kaçtı, tam bir sinir küpü haline geldim.
Sosyal Ben