Barbaros'tan inciler
Ortaya Karışık
Ordu’ya mektup
6 Ağu
Barbaros tarafından Ortaya Karışık kategorisinde yayınlanmıştır
Sevgili Ordu , (şehir olan değil, TSK’ nın Ordu’su )
Acemi birliklerinin açıklanmasına 4 gün kala, sana mektup yazmaya karar verdim. Malum 12 Ağustos’ta Ordu’ya teslim olacam, aradaki bekleme süreci gayet sıkıntılı geçiyor. Ben de, eline hiç ulaşmayacak olan bu mektubu yazayım, içimi dökeyim dedim. Zaten havalar sıcak, 335. kısa dönem kavrulacak bu yaz sıcağında, belki insafa gelirsin diye düşündüm.
More >
İstanbul’dan sevgilerle…
18 Haz
Barbaros tarafından Ortaya Karışık kategorisinde yayınlanmıştır
İstanbul’la ilgili düşüncelerimin ve hislerimin tamamını anlatmak istesem heralde gerçekten uzun bir yazı ortaya çıkar. Bundan dolayı az ama öz yazmayı deneyecem. Doğma büyüme İstanbul’lu biri olarak bu şehrin bana hissettirdikleri diğer insanlara hissettirdiklerinden biraz daha farklı olacaktır büyük bir ihtimalle. Gerçi artık İstanbul’un adını bilmeyen, hatta gezip görmeyen bile yok. O kadar popüler bir şehir ki, adı metropol oldu, kimilerine göre ise başlı başına bir ülke. İstanbul’u görmek için gelen yerli yabancı bir sürü insan var, tam olarak rakamı bilmesem de İstanbul’da kısa bir tur atarsanız rakam hakkında ufak bir fikriniz olabilir. Hatta İstanbul’a aşık olup, kendi ülkesini bırakıp İstanbul’a yerleşen, başka şehirden İstanbul’a göç edenler bile var, o derece popüler bir şehir anlayacağınız. 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilerek de popülerliğini resmileştirmiş oldu.
Dediğim gibi doğma büyüme İstanbul’luyum, ömrümün 1.5 senesini yurtdışında yaşayarak geçirdim, hani başka ülkeleri anlata anlata bitiremeyiz ya, ilk başta gerçekten de öyle oluyor. Ama daha sonra asıl yaşadığım şehri, İstanbul’u özlemeye başladığımda kıyaslamalar da başlamış oluyor. İstanbul’da olsa böyle olur, şöyle olur gibi. Zaten tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanı misali İstanbul’a döndüm 1.5 sene sonra. İlk başlarda, o her gün üzerinizden geçtiğiniz Boğaz Köprü’sü, yürüdüğünüz yollar tekrar anlam kazanıyor, hayat sıradanlaşmaya başladığında ise İstanbul’a ait güzellikleri unutuyorsunuz, ah be şu trafik, nasıl kalabalıktır bu yahu diyerek şikayet ediyorsunuz. Bu sorunu ben şöyle çözdüm, arada derin bir nefes alıp, nerede olduğunuz farketmez, tekrar etrafınıza bir göz attığınızda İstanbul’da yaşamanın güzelliklerini farkediyorsunuz. Başka ülkeden gelince İstanbul’un değeri artıyor orası kesin, peki ya başka bir şehre gittiğinizde neler oluyor ? 2 sene üniversite sebebiyle İstanbul dışında yaşamak zorunda kaldım, öyle daha da zor oluyor, iki haftada bir İstanbul’a gitmek yeterli gelmiyor.
Uzun lafın kısası, nerede olursanız olun, nereye giderseniz gidin, dönüp dolaşacağınız yer İstanbul olacaktır, hemen olmasa bile kıyaslama yapmaya başladığınız zaman İstanbul’u ziyaret etmenin vakti gelmiş demektir. Yazımı burada bitirirken İstanbul’da gezilip görülmesi gereken yerlerden biri olan Kız Kulesi’nin kendi çektiğim fotoğrafını ekliyorum. Kız Kulesi ve daha nice yer var İstanbul’da görülmesi gereken, onlardan da bahsedersem yazının ne kadar uzayacağını siz düşünün. Neyse, siz Kız Kulesi’nin fotoğrafına bakıp her nerede olursanız olun İstanbul’u bir kez daha hatırlayın.
İstanbul’dan sevgilerle…
Paylaşmayı Seven Parmak Kaldırsın kampanyası
23 May
Barbaros tarafından Ortaya Karışık kategorisinde yayınlanmıştır
Saçlarımda beyazlar da çıkmaya başlamışken (gerçi o kadar da yaşlı değilim hani) hala televizyonun karşısında çocuk gibi çizgi film izliyorum. Yanlış anlaşılma olmasın, çizgi filmleri sadece çocuklar izler diye bir kural yok, zaten öyle bir kural olsa buna ilk ben karşı çıkarım.
Neyse, vazgeçilmez çizgi film kanalım Cartoon Network ‘teki yayınlanan çizgi filmlerden birini izlerken (artık sürekli tekrar yayınlıyorlar o da ayrı bir konu) araya çok garip bir reklam girdi. More >
